21.04.2025 441 Boşanma Davası Ve Türleri
Av. Muhammed PANCAR Aile HukukuBoşanma Hukuku 0

BOŞANMA DAVASI VE TÜRLERİ

Boşanma davası, evlilik birliğinin Mahkemenin boşanma kararıyla sona erdirilmesi için açılan bir dava türüdür. Boşanma davası ağırlıklı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında düzenlenmiştir. Boşanma davaları, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davası olmak üzere iki farklı şekilde açılabilir.

1) ANLAŞMALI BOŞANMA

T.M.K. 166/3. Maddesi kapsamında, bir yılı dolduran evliliklere belirli şartlar dahilinde anlaşarak boşanma imkanı tanınmıştır.

Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Şartlar:

  • Evlilik birliğinin nikah gününden itibaren en az 1 yıl sürmüş olması,
  • Eşlerin birlikte boşanma davası açması veya birinin açtığı davayı diğerinin kabul etmesi,
  • Hakimin tarafları duruşmada bizzat dinlemiş olması ve açık iradelerini alması,
  • Hakimin tarafların üzerinde mutabık kaldıkları boşanma protokolünün mali konular ve çocuklara ilişkin düzenlemelerini uygun bulması.
  • Anlaşmalı boşanma için eşler anlaşmalı boşanma protokolü ve bir dava dilekçesi ile birlikte aile mahkemesinde dava açabilir. Ardından taraflar duruşmaya çıkarak hakim huzurunda boşanma protokolünü onayladıklarını ve boşanmak istediklerini beyan etmelidir. Bu şekilde çok kısa sürede boşanma gerçekleşmektedir.

    2) ÇEKİŞMELİ BOŞANMA

    Çekişmeli boşanma ise eşlerin boşanma ile boşanmanın mali ve hukuki koşul ve sonuçlarında anlaşamamaları halinde veya bir eşin boşanmayı istemesine rağmen diğer eşin boşanmayı kabul etmemesi hallerinde görülen boşanma davası türüdür.

    Çekişmeli boşanma davası açılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununda sayılan genel veya özel boşanma sebeplerinden biri veya birkaçının varlığı gerekmektedir. Kanunda sayılan genel ve özel boşanma sebepleri şunlardır:

    Genel Boşanma Sebepleri:

  • Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma (şiddetli geçimsizlik),
  • Fiili ayrılık.
  • Özel Boşanma Sebepleri:

  • Zina,
  • Hayata Kast, Pek Kötü Muamele, Onur Kırıcı Davranış,
  • Küçük Düşürücü Suç İşleme, Haysiyetsiz Hayat,
  • Terk,
  • Akıl Hastalığı.
  • I. GENEL BOŞANMA SEBEPLERİ:

    Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanma

    (Şiddetli Geçimsizlik)

    Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166. Maddesinde belirtilmiştir.

    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166. Maddesinin 1. Fıkrasına göre; “evlilik birliği, eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olduğu taktirde, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.”

    Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle bir diğer adıyla şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmadır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, genel boşanma sebepleri içerisinde düzenlenmiştir.

    Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açabilmek için; evlilik birliği eşlerin ortak hayata devam etmesine engel teşkil edecek şekilde sarsılmış olmalı ve bu sarsılma sebebiyle eşler arasında ortak hayat, yeniden kurulamamış olmalıdır.

    Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılacak boşanma davası; ekonomik sebepler, hakaret, tehdit, aşağılama, cinsel sebepler, sağlık sorunları, sadakatsizlik, psikolojik - fiziksel veya cinsel şiddet, kötü alışkanlıklar, din ve inanca saygısızlık gibi gerekçelere dayanabilir. Bu gerekçelerin evlilik birliğini etkileyip etkilemediği, evliliği bir taraf için çekilmez hale getirip getirmediği ise somut olay çerçevesinde Mahkeme tarafından değerlendirilecektir.

    Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma

    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 166. maddesinin son fıkrasına göre; “boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi halinde, ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.”

    Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları

  • Açılmış Olan Boşanma Davasının Reddedilmesi
  • Ret Kararının Kesinleşmesinden İtibaren 3 Yıl Geçmesi
  • Üç Yıllık Bu Süreçte Müşterek Hayat Kurulmaması
  • Boşanma davasının ret kararının kesinleşmesinden itibaren en az 3 yıllık süre boyunca ortak yaşamın tekrar kurulamaması halinde fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası açılabilir.

    II. ÖZEL BOŞANMA SEBEPLERİ:

    Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma

    Aldatma (zina), Medeni Kanunda düzenlenmiş özel boşanma sebeplerinden birisidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 161. Maddesine göre; “Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur”

    Zina, bir eşin diğerini cinsel birliktelik yoluyla aldatmasıdır. Aldatma olayı, üçüncü kişiyle cinsel birliktelik boyutuna varmamış veya bu durum kanıtlanamıyorsa zina nedenine dayalı boşanma davası reddedilir. Duygusal boyutta aldatma, üçüncü kişiyle flört gibi durumlarda ise sadakatsiz davranışlar nedeniyle evlilik birliğinin temelden sarsılması genel nedenine dayalı boşanma davası açılabilir.

    Zina nedeniyle boşanma davasının açılabilmesi için, aldatıldığını öğrenen tarafın aldatan eşini affetmemiş olması gerekir. Aldatma fiilini öğrenmesine rağmen uzun süre birlikte yaşama veya açıkça affettiğine dair beyanlarda bulunma gibi hallerde zina fiilinin affedildiği kabul edilmektedir.

    Yine Kanunda zina sebebiyle dava açılabilmesi için süre şartı da bulunmaktadır. Aldatılan eş, aldatmayı öğrenme tarihinden itibaren 6 ay içerisinde bu nedene dayalı bir boşanma davası açmamışsa, bu süre sonunda zinaya dayalı dava açma hakkını kaybeder. Süre aldatma eyleminden değil, eşin eylemi öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

    Eğer aldatma eylemi, zina üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen öğrenilmemişse, bu beş yıllık sürenin dolmasıyla birlikte, dava açma hakkı yine düşecektir. Yani altı aylık dava açma süresi, öğrenme tarihinden itibaren; beş yıllık süre ise eylem tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır.

    Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma

    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 162. Maddesinde yer alan hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, mutlak, kusura dayalı bir özel boşanma sebebidir. TMK 162. Maddesine göre; "Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktu

    Hayata kast: Eşlerden birinin, diğer eşin hayatına kastedecek her türlü davranıştır.

    Pek kötü davranış: Eşlerden birinin diğerine uyguladığı, vücut bütünlüğünü, bedensel veya ruhsal sağlığını bozucu ya da tehlikeye düşürücü davranışlardır. Yargıtay kararlarında bu fiillere örnek olarak fiziksel şiddet uygulama, evden kovma, silah doğrultmak, zorla çocuk aldırtmak gibi davranışlar gösterilmektedir.

    Onur kırıcı davranış: Eşlerden birinin diğerinin onurunu, şerefini, haysiyetini kırıcı ve bunlara saldırıcı nitelikteki söz ve davranışlarıdır

    Hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebebiyle boşanma davasında da, bu muamelelere maruz kalan eş, diğer eşi affetmiş ise bu sebeplere dayanarak boşanma davası açamaz.

    Yine Kanunda hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebebiyle dava açılabilmesi için süre şartı da bulunmaktadır. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.

    Küçük Düşürücü Suç İşleme, Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma

    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 163. Maddesinde yer alan küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme kusura dayalı bir özel boşanma sebebidir.

    Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman çekişmeli boşanma davası açabilir.

    Küçük düşürücü suç, toplum nazarında kişiyi utandıran, aşağılayan ve yüz kızartan suç demektir. Cinsel istismar, Hırsızlık, Dolandırıcılık, Uyuşturucu Madde Kullanmak ve Ticaretini Yapmak gibi suçlar küçük düşürücü suçlara örnek olarak verilebilir.

    Haysiyetsiz hayat sürme ise basit bir ifade ile namus, şeref ve itibar değerlerine aykırı bir yaşam tarzı benimseme ve ona göre yaşamını idame ettirme olarak açıklanabilir. Ayyaşlık, jigololuk, kumarbazlık haysiyetsiz hayat sürme olgusuna örnek olarak verilebilir.

    Yine Kanunda küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle dava açılabilmesi için süre şartı da bulunmaktadır. Bu tür davranışlar devam ettiği sürece diğer eş her zaman boşanma davası açabilir.

    Terk Nedeniyle Boşanma

    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 164. Maddesinde düzenlenen terk sebebi ile boşanma davası açılabilmesi için; eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir.

    Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

    Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

    Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 165. Maddesine göre; eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

    TMK.165.maddeye göre boşanma davası açılabilmesi için eşlerden birinin akıl hastalığının bulunması, bu hastalığın iyileşemez durumda olması ve hastalığın evlilik birliği için çekilmez hal alması gerekmektedir.

    Yorumlar

    Henüz yorum bulunmamaktadır.

    Yorum Yaz